Hayaller kurarız sonsuz okyanusta. Bazen küçük bir sandalda açılırız bu okyanusa, bazen bir yelkenli ile, bazen güzel bir tenke ile, bazense koca bir gemi olur bu. Her birinin de o an farklı anlamları vardır bizim için.
Mesela yalnızsak, biraz da melankoli varsa hayatımızda küçük bir sandalı tercih ederiz. Küçük şirin ama biaz hüzünlü olur bu sandallar. bu hüzne inat pembe renkli de olabilir, yeşi de, morda ve siyahta. Anlayacağınız rengarenk ama melankoli taşıyan kısımdır sandal.
Mesela bazen özgür olmak isteriz, rüzgarı hissetmek, yaşamak, onda benliğimizi kaybetmek isteriz ve kendimizi denizde yeniden varetmek isteriz. Koca okyanuz sadece bize ait olsun isteriz. İşte o zaman yelkenlimizi alır çıkarız okyanusumuza. Ruh asi olur o sıralarda biraz. Kendini bağlayacak tüm zincirlerden arınmak ister. Sonsuzluğa akmak, hayatı içinde hissetmek ister. İşte öyle zamanların kurtarıcısıdır yelkenlilerimiz. Boy boy, çeşit çeşit ama hepsinin veriği hisle; özgürlük.
Ruhunu paylaşmak istersin bazen. Güzel bir teknede ruh eşin olsun ve maviliği beraber yaralım istersin. okaynuzstaki tüm engelleri beraber aşalım, dalgalara beraber göğüs gerelim istersin. Tek ruhun iki bedende varoluşunu istersin. Mutluluğun sonsuz devam edecek yolculuğuna adım atmak istersin.
Bazense kalabalıklara bayılır kim varsa hep birlikte olalım istersin okyanusta. Koca bir gemi hayal edersin içinde tüm sevdiklerin vardır. Gülüşler, koşturmalar, kahkahalar, sevinçler... Bazen çocuk sen olursun bu gemide bazen abla bazense anne. Hep bir rolün vardır ve gemideki herkes başkahramandır.
İşte böyle hayaller kurarız Okyanusta farklı farklı, renk renk, desen desen ama hepsinin de tek ortak bir özelliği vardır okyanusta kurulan hayallerin;
umut...
Okyanusa düşen her hayalin temelidir umut...
Yasemen DİZDAR