16 Kasım 2014 Pazar

Düşünceler Denizi : isyan

Hiç olmadığı kadar isyan ediyorum sana bu aralar.. Yanımda olmalısın, beni dinlemelisin, beni sakinleşitrmelisin diyorum ama olmuyor gelmiyorsun, ses vermiyorsun. Elimi tıtmuyor, saçımı okşamıyorsun. 
İsyan ediyorum sana, hem de avazım çıktığınca... Yanımda yanı başımda mutluluğuma da acıma da ortak olmalıydın diyorum. 

Şu an biriyle konuşmaya ihtiyacım var. Rehberimdeki bu kişi sen olmalıydın. Elimde telefon bunları yazıyor değil seninle konuşuyor olmalıydım. Kaçmak istediğimde tamda şu anda hissettiğim gibi hissettiğimde "anne ben geliyorum" demeliydim. Başım sıkıştığında ya da canım sıkıldığında sıcacık bi kucak olduğunu bilmeliydim.

Şu an yanımda olmalıydın, yanımda olmalıydın.

26 Ekim 2014 Pazar

Düşünceler Denizi : Boşluk

Boşluk ne sıradan bir kelime. anlamsız gibi görünen ama içinde derin anlamlar barındıran bir gezegen sanki. Bazen satır arası, bazen kelimeler dünyası, bazense ruh halidir.

Neden yoktur kimi zaman, her şey yolundadır ama siz kendinizi boşlukta hissedersiniz. Derin ve karanlık bir boşluk. Kimseyi alamadığınız "ışık" olmayan, yakamadığınız bir boşluk. Gülümsemeleriniz solar, gözleriniz söner, kalbinizi zehirli bir sarmaşık sarar kurtulamazsınız. Yanınızda sabırla biri bekler kimi zaman. Üşenmeden keser o zehirli dalları ta ki siz iyilşene kadar. Kimi zaman yalnız olursunuz, kimsecikler anlamaz kalbinizi saran zehri. Kimi zamansa yanınızda biri olur ama farketmeden besler zehirli sarmaşıkları.

Yorulursunuz yalnız savaşmaktan ama daha fazlasını da bilmezsiniz. Çünkü siz hiç yardım almamışsınızdır. Hep kendiniz olmuşsunuzdur, tek tabanca tek kurşun.

Ama istersiniz ki yanınızda birisi olsun. Bıkmadan usanmadan kessin o dalları...

                                                                 Yasemen DİZDAR

22 Eylül 2014 Pazartesi

Düşünceler Denizi : Bazen Hatırlamak Gerekir

Bazen hatırlamak gerekir.

Neden burda olduğunu, ne için geldiğini, kim için savaştığını, başarıyı elde etmek için ne kadar çaba sarfetmen gerektiğini, yılmaman gerektiğini, özgürlüğün muutluluk değilde mutluluğun özgürlük olduğunu, bazen hatırlaman gerekir.

Önce kendin için bir şeyler yapman gerektiğini, daha sonra sevdiklerin için uğraşman gerektiğini, bazen hatırlaman gerekir.

Yoluna çıkan ilk zorlukta kaçmaman gerektiğini, istediğin şeyi elde etmenin zorluğunun başarının büyüklüğüyle doğru orantılı olduğunu ve asla pes etmemen gerektiğini, bazen hatırlaman gerekir.

Korkularının seni güçlü kıldığını, sana her defasında bir şeyler kattığını ve sana her defasında yeni yollar açtığını, bazen hatırlaman gerekir.

Başarısızlık gibi gördüğün şeylerin aslında seni  ne kadar olgunlaştırdığını, büyüttüğünü ve aynı hataları yapmadan bir sonraki basamağa daha kolay çıktığını;
Hatalarımızın bizim için ne kadar büyük bir erdem olduğunu, bazen hatırlman gerekir.

Sana yanlış gibi gelen şeylerin arkasında senin için aslında doğtu olan bir şeylerin olabilme ihtimalinin olduğunu, belki de senin için hayattaki en mükmeel şeyin bu olduğunu, bazen hatırlaman gerekir.

Kısacası bildiğimiz ama kabul etmeğimiz, gördüğümüz ama görmezden geldiğimiz, hissettiğimiz ama yok saymayı seçtiğimiz, yorulduğumuz ama gücümüzün hala azıcık da olsa varolduğunu bilerek adım atmamız gerektiğini, 
                                  BAZEN HATIRLAMAMIZ GEREKİR.


                                                                              Yasemen DİZDAR

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Düşünceler Denizi : Okyanus

     Hayaller kurarız sonsuz okyanusta. Bazen küçük bir sandalda açılırız bu okyanusa, bazen bir yelkenli ile, bazen güzel bir tenke ile, bazense koca bir gemi olur bu. Her birinin de o an farklı anlamları vardır bizim için.

     Mesela yalnızsak, biraz da melankoli varsa hayatımızda küçük bir sandalı tercih ederiz. Küçük şirin ama biaz hüzünlü olur bu sandallar. bu hüzne inat pembe renkli de olabilir, yeşi de, morda ve siyahta. Anlayacağınız rengarenk ama melankoli taşıyan kısımdır sandal.

     Mesela bazen özgür olmak isteriz, rüzgarı hissetmek, yaşamak, onda benliğimizi kaybetmek isteriz ve kendimizi denizde yeniden varetmek isteriz. Koca okyanuz sadece bize ait olsun isteriz. İşte o zaman yelkenlimizi alır çıkarız okyanusumuza. Ruh asi olur o sıralarda biraz. Kendini bağlayacak tüm zincirlerden arınmak ister. Sonsuzluğa akmak, hayatı içinde hissetmek ister. İşte öyle zamanların kurtarıcısıdır yelkenlilerimiz. Boy boy, çeşit çeşit ama hepsinin veriği hisle; özgürlük.

     Ruhunu paylaşmak istersin bazen. Güzel bir teknede ruh eşin olsun ve maviliği beraber yaralım istersin. okaynuzstaki tüm engelleri beraber aşalım, dalgalara beraber göğüs gerelim istersin. Tek ruhun iki bedende varoluşunu istersin. Mutluluğun sonsuz devam edecek yolculuğuna adım atmak istersin.

     Bazense kalabalıklara bayılır kim varsa hep birlikte olalım istersin okyanusta. Koca bir gemi hayal edersin içinde tüm sevdiklerin vardır. Gülüşler, koşturmalar, kahkahalar, sevinçler... Bazen çocuk sen olursun bu gemide bazen abla bazense anne.  Hep bir rolün vardır ve gemideki herkes başkahramandır.

     İşte böyle hayaller kurarız Okyanusta farklı farklı, renk renk, desen desen ama hepsinin de tek ortak bir özelliği vardır okyanusta kurulan hayallerin; umut...

            Okyanusa düşen her hayalin temelidir umut...
                                                             Yasemen DİZDAR

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Düşünceler Denizi : İLK AŞK'ma

     Her genç kızın hayalidir sevdiği adamla evlenmek. Hayatının geri kalanını onunla paylaşmak. Tüm deliliklerini onunla yapmak. Onunla üzülmek. Ağladığında gözyaşını silecek adamın ömür boyu yanında olacağını bilmek. Trip yaptığında  onu tolere edebilece birinin olduğunu, nazlandığında onu çocuk gibi seecek bir erkek her genç kızın hayalidir.

     Bir genç kızın ilk aşkı babasıdır hep. Şimartılan, sevilen, hiç büyümeyen küçük aşkıtır kızlar babaları için. Ne kadar kızsa da bir baba kızına dayanamaz bir gözyaşının akmasına, içi yanar, kalbi sökülür yerinden o damla akarken. İşte kız çocukları ilk babalarından böyle öğrenir aşkı. Aynı aşkı besleyecek bir erkeğin hayali olur hayatlarında, erkeklerin saçma bulduğu duygu dünyasında. Halbuki bunu bir kız çocuğuna aşılayan ilk kişi bir erkektir; babadır.

     Neden sonra kızlar büyür ve gerçek dünyayla yüzleşirler. Delilik yaptıklarında etrafındaki herkes garipser çünkü o küçük bir kız değildir artık genç bir kadındır. Ağır oturaklı olmalıdır. Sonra ağldıklarında gözyaşlarının silinmediğini farkederler; hatta daha çok arttığını. Anlamsız gelir başta anlayamaz neden böyle olduğunu. oysa k ilk aşkı babası hep silmiştir o yaşları. Neden şimdii silinmesin ki. İlk aşkına çok trip atar küçük kız çocuları çok nazlanırlar hep de gönülleri olur küçük kızların. İlk aşkları onları hep el üstünde tutar. büyüdükçe anlarlar ki bunlar hep küçük kız çocuklarının haklarıymış ve babalar için asla büyümeyen küçük kızlar.

     İlk aşklar hep kalır. Bir kızın çocukluğunu nasıl geçirdiğine bakın. Ne kadar mutlu bir küçük kız olduysa sonraki aşkından da onu en az o kadar mutlu edecek bir aşk bekler. Ve bu aşkın ömür boyu devam edecek bir sevgi olmasını.

     Canım Babam Mustafa DİZDAR'a ithafen yazılmış satırlardır. Teşekkür ederim babacım bana mükemmel bir çocukluk yaşattığın ve ilk aşkım olduğun için...

                                                           Yasemen DİZDAR

7 Ağustos 2014 Perşembe

Düşünceler Denizi : Düzensizlik

Farkettim ki düzen denen şey bizim ülkemizde sadece isimde kalan bir şey. İnsanlar düzen kurma çabasından çok düzensiz düzenin de bozulmasına yardımcı olmaktan yana.

Kendi işini yapmak yerine başkalarının hayatlatına işlerine müdahale etmeyi seven bir milletiz. Ahkam kesmeye, akıl vermeye bayılırız. Nerde bir bozukluk var biz orda biteriz ama önünüzde bozuk olan bizim düzeltmemiz gereken şeyi ya da şeyleri görmeyiz. 

Ben mi? Ben de onlardan biriyim ama sadece biraz daha farkındayım belki de ya da daha beteriyiz miletçene:)

24 Nisan 2014 Perşembe

Düşünceler Denizi : zamanlı hatalar

yorgun ve bitap haldeyim ama içimdeki umut devam etmekte sönmedi henüz..
          o kadar bunaltıcı ve yanlış bir dönemdeyim ki çıkmak için yaptığım her
     çırpınış nafile kalıyor sanki. nerdeyim ya da nereye gidiyorum bazen kestiremiyorum
ya da kısaca önümü göremiyorum.

          ama hala umudu içimde saklamayı başardım bu kez. kimseye değil o umuda
     tutunuyorum. biraz daha fazla yoruyor belki ama değecek tüm bu yorgunluklara değecek..


                                                                                                    yasemen

20 Nisan 2014 Pazar

Düşünceler Denizi : mucizelere inanır mısınız?

Mucizelere inanır mısınız bilemem ama ben mucizelere inanmıyorum. Sadece olması gereken şeylerin olması gerektiği zamandan olduğunu düşünüyorum...

Bugün hayatımda bana verilebilecek en değerli hediyeyi aldım... En mükemmel en tarifsiz ve en pahabiçilemez hediyelerden birisi bu hayatta... Ortağıma, abime çok ama çok teşekkür ederim...

Hayatların dönüm noktaları vardır. Ben de şu an onlardan birisini yaşıyorum. Son bir haftadır hayatım yoğunluklar üzerine kurulu. Azıcık ve düzensiz uykular, bol stres bol düşünce bol karmaşa ama sonucunda bol mutluluk ve bol başarı getirecek bir hayat düzenim var. 

Kendimi iyi hissediyorum. Mutuyum diyemesemde mutsuzum diyemiyorum...

Kendimi değerli hissediyorum... Yaşamaya değer ne varsa hepsinin benimle ve sevdiklerimle olmasını dilerim...



3 Ocak 2014 Cuma

Düşünceler Denizi : sisli dünya

"Sizinle sevişen bir insanın aslında kiminle savaştığını bilemezsiniz.
Sizi öperken kimi öldürmeye çalıştığını, sizi severken kimden nefret ettiğini tahmin bile edemezsiniz..."
Not alıntıdır...

2 Ocak 2014 Perşembe

Düşünceler Denizi : yeni anı yaratmalar...

Heyecan doruklarda..
Şu an canım bitanem Rabişimin evine ziyarete gidiyorum...birazdan kavuşacağız... 
Eskileri yaad edip yeni anılar oluşturacağız...


     Ve bir kahve eşliğinde 40 yıllık hatrımıza bir kırk yıl daha katacağız...
                                   Yasemen Dizdar