Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını,
Takvim tutmazlığını
Aramızda bir düşman gibi duran
Zaman'ı
Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını
Kırılmış bir şeyi onarır gibi başladık Yarım kalmış arkadaşlığımıza. Adımlarımız tutuk, yüreğimiz çekingen,körler gibi tutunuyor, dilsizler gibi bakışıyorduk.
Sanki ufacık bir şey olsa birbirimizden kaçacaktık.
Gittin,
Şimdi bir mevsim değil,
koca bir hayat girdi aramıza.
Biliyorum ne sen dönebilirsin artık,
ne de ben kapıyı açabilirim sana.
Yalnız bir opera - Murathan Mungan
----Dün gece bir videoya denk geldim. Ayrılık hakkında diyordu ki:
Eğer biri sizden ayrılıyorsa bu şu demek, artık seni sevmiyorum ama bir başka anlam daha vardır ki o da çok ağırdır: "artık sen bir başkasının olabilirsin, bir başkasıyla olabilirsin. Ben bununla artık hiç
ilgilenmiyorum" mesajıdır. Bu oldukça ağırdır ama bunu hiç görmezden geliriz. ----
Belki sevmediğin için ayrılık yaşamadık evet ama bu ikinci anlamı değiştirmiyor. Beni kendinden azat ediyorsun. Uzun uzun konuştuk.
-'Sana zarar vermek istemiyorum devam edersek gözüm dönecek tahammülüm bitecek.' dedin.
Sen değil ben veriyorum kendime o zararı. Gidene asla dur demem ama evim dediğim kişiden vazgeçmek ağır ve zor geliyor.
Ben şu an yavaş yavaş senden vazgeçiyorum. Ordan nasıl görünüyorum acaba gözünde vazgeçmeyen, zorlayan ve kendini salan bir kadın var.
Haklıydın aslında, zarar veriyor bana senle görüşmek. Hayallerimdeki sen böyle değilsin. Ona karşı olan hislerim, duygularım çok saf. Ben o adamı çok sevdim. Kendimden bile sakınarak sevdim. Kırmaya incitmeye korktum. Saçlarını okşarken huzuru buldum. Ben onunla çok güzel uyudum. Onu çok özlüyorum. Hayat arkadaşımı çok özlüyorum.
Vazgeçmeye hazır değilim henüz. O kadar güçlü değilim. O yüzden kabul ettim bu arafı içimde.
Ben seni öyle çok sevdim ki aklım kalbime yenik düştü. Gururumu hiçe saydım. Kokunu her içime çektiğimde vedalaşıyorum seninle. Aklıma kazıyorum bizi.
En çok da sabahları erken kalktığındaki deli enerjini ve beni uyandırmaya çalıştığında huysuzluğumu enerjinle bertaraf etmeni özleyeceğim sanırım. Bir de benimle olduk olmadık zaman da uğraşmanı(her ne kadar kızsam da bunu yaptığında) ...
Hiç ağlamadığım kadar ağlıyorum sana bu satırları yazarken. Düşünmeden içimi boşaltıyorum sana. Söyleyemediklerimi söylüyorum. Kızgınlıklarımı anlatıyorum.
Sevgimi anlatıyorum.
Gelecek hayallerim yorgun. Her birinde sen vardın. Şimdi yeniden, tek tek sil baştan yazıyorum hepsini..
En üzüldüğüm sanırım dört ayaklı çocuklarımızla varolan kocaman ailemizin artık varolmadığı gerçeğini kabullenmek.
Artık her şeyi geri bırakma zamanı geldi. Yavaş yavaş bırakıyorum.
Kızma bana olur mu? Nasıl başa çıkacağımı bulamadım. Sensizlikle nasıl başa çıkacağımı bulamadım.
sensizliği nasıl dolduracağımı...
Yasemen