26.02.2026 Perşembe sabahı;
Karma karışık uyandım. Kulağımda bir Sezen şarkısı...
'Gülümse'
Gün boyunca tekrarda bu şarkıyı dinledim.
Gün boyunca bir ağladım bir sustum ama en son ne zaman kesintisiz bir saate yakın ağladığımı hatırlamıyorum.
Aylardır içimde biriktirdiğim tüm zehir dışarı akıyordu sanki;
kurtuldum mu zehrimden?
--HAYIR!!
İsyan etmedim.
Bağırmadım.
Bolca ağladım.
Kısa kısa konuştum.
VE sıkça kendimi tekrar ettim.
Yüreğim çok kırgın, yorgun..
ağız dolusu anlatmak istediği şeyler var ama dinlemesini istediği tek insan onu dinlemiyor. Hiç de dinlemedi. Onun hiç önceliği olmadım. Beni görmesi için çırpınışlarımı düşündüm. Yaş olmuş 37.
Hala çırpınan koca bir kız çocuğu var ne acı...
kucak dolusu özlemim var yıllarca sarılsam doymayacağım...
Bugün yıkıldığım gün sanırım. Artık vücudumun bana yeter dediği, kontrolümden çıktığı, kendi başına hareket ettiği gün.
Hayatımda ilk defa bugün ÇARESİZ hissettim. Ona karşı çaresizdim artık. Ne yaparsam yapayım asla beni görmeyeceği bir yerdeyim. Ruhumun çok derinde aldığı tüm yaralar bugün gün ışığına çıktılar.
Telefonu eline alırsın ve numarayı çevirirsin. Artık numara ezberlemiyoruz ama onun numarası ezberlediğim ikinci numaraydı. Birincisi dükkanın numarasıydı. Her şeyi unutsam o numarayı unutmam sanırım. Telefon çalar, karşı taraf açar ve sesi sana güven verir. Yani vermeli, vermeliydi...
Bugün köklerimin artık olmadığını kabul ettim. Biliyordum ama kabul aşaması kolay olmadı. Hala da %100 kabul ettim diyemem. Hep bir umut vardır ya..
Umut tehlikeli bir duygu...
Savruluyorum rüzgarda,
Yönsüz,
Yurtsuz..
Yasemen
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder