25 Mayıs 2020 Pazartesi

Düşünceler Denizi : Mahşer


                 İnsan kendiyle ne kadar çatışır? 
Kalp ne kadar daha kafa tutar beyne
ya da beyin ne kadar kuyruğu dik tutar kalbe?

peki ya beden ?
tüm bu çatışma içinde bedeni düşünen var mı?
beynin duygusuzluğu ile kalbin sevgi arayışı arasında solup giden, yorgun düşen, kirlenen söz sahibi olamayan bedeni düşünen var mı hiç?

Konuşabilse ne derdi sizce?
Sizinki ne derdi bilmiyorum ama ben benimkine ses verdim. Dehteşe düşüren şeyler söyledi bana bugün:

"Yoruldum Yasemen. 

Kalp sevgi arayışında, beyin her gelene bir kulp takmakta. Kalp kendini açmaya her karar verdiğinde acıyla doluyorum. Yanlış insanlara açıyor kendini diyemiyorum ama sonunda hep bir acı çekiyorum ama nasıl bir acı biliyor musun? böyle sanki yaşama sevincim elimden alınıyor gibi. Ne yediğimden tat alıyorum, ne gittiğim yeri biliyorum, ne de gülüşlerimi görebiliyorum aynada.

Diyeceksin ki o zaman beynini dinle. 

Beyini her dinlediğimde sonunda bir tiksinti ile doluyorum. Ellerim yüzüme, saçlarıma dokunamıyor. Kendimi her gün derimi kazırcasına keseliyorum bana beynimin hükmettiği gün biri dokunduğunda. Yaşam sevincim çekiliyor içinden, sadece nefes alıp veren birine dönüşüyorum.

Yoruldum Yasemen çok yoruldum. Sevmek sevilmek değil isteğim, dinlenmek istiyorum, beni dinlesinler istiyorum, kalp ve beyin iki karar mekanizması kabul ama ben olmadan olmazlar bunu anlasınlar istiyorum.

Aynaya baktığımda gördüğüm o kadın güzel olsun ışıldasın istiyorum. Yaralı ve soluk benizli birini görmek istemiyorum.

Her gün bir başkası dokunmasın bana. Yeni tenler tanımak istemiyorum. Tek ten tanyayım ama tüm sıcaklığıyla yanarken buz haliyle nefesim kesilsin istiyorum.

Dokunan yaralarımı sarmasın ama yeni yara da açmasın. Ben kendimi iyileştiririm ama yenileri gelmesin. 
Çok yoruldum be Yasemen."

dedi ve nefesi kesildi...
Ağırdı yaraları. İyileşmek isteyen bir beden gördüm ben bugün. İsyan etmeye bile mecali kalmamış sadece dik durmaya çalışan bitik bir beden.

Üzüldüm...
Kalbim ve beynim arasında savaşırken gerçek acıyı yaşayan bedenimi nasıl yok saydığımı şaşırarak farkettim..

Kalbim ağrıyor evet...
Beynim her daim savaşlarda...
Ama bedenim...
Bedenim mahşer yeri...

                                                                     Yasemen

11 Mayıs 2020 Pazartesi

Düşünceler Denizi : H.İ.Ç


hiçlikte yürüyor gibiyim
yollarım kesik
adımlarım belirsiz
sesim kısılmış gibi sanki
yardım istiyorum,
bağırıyorum avazım çıktığınca
ama kimse duymuyor sanki beni.

yalnızlık tenimi yakıyor artık her gün, her saat, her saniye.
kimsesizlik bir ok gibi tam göğsümde, çıkartmaya çalıştıkça daha çok parçalıyor etimi.
çaresizlik görünmez bir ip sanki, kesiyor bileklerimi kurtulmaya çalıştıkça.

kayboldum koca bir okyanusta.
gündüzleri kavuran sıcakta rahatlatan o serinliği
gece olduğunda korku salan bir katrana dönüşüyor sanki.

düştüğüm zaman dizlerim kanamıyor artık,
düştüğüm zaman bileklerim kırılıyor.
kalkamıyorum...
umutların tükendiği yerdeyim.
her şeyi sorguladığım ama cevapları asla bulamadığım hiçlikteyim.

                                                                             yasemen