21 Mart 2017 Salı

Düşünceler Denizi : "Hayat" şahsına münhasır...



     Bir insan için kader nasıl başladıysa öyle gidiyor. Geç de olsa bunu anladım. Zorluklar yaşadıysa eğer bir kişi, bundan sonraki hayatında kolaylık denen bir şey olmuyor. Zaten o insanı kolay olan da kesmiyor o saatten sonra. Mutlulukları, hüznü, hayalleri, umut ve umutsuzlukları şekil değiştiriyor hayatında.
     Düşündükçe görüyorum ki bu insanlar sadece yanlış tercih yaptıklarında mutsuz oluyor. Yanlış arkadaşlık, yanlış ilişki, yanlış iş, yanlış evlilik.. Eğer kendileri gibi yaşanmışlıkları olan birileri girerse hayatlarına arkadaş, sevgili veya eş olarak o zaman gerçekten mutlu oluyorlar. Kaderleri değişmiyor, "hayat" yine onlara zorluklarla geliyor ama bu kez, yanlarında doğru insanlarla birlikte zorluklara göğüs germek daha kolay oluyor.
     Ben yanlış arkadaşlıklar kurdum zamanında. Kolej ve lise yıllarımdan çok dostum arkadaşım yoktur o yüzden. Hayatlarımız, o ana kadar yaşadıklarımız, bakış açılarımız, acılarımız, hatta mutluluklarımız aynı olmayan kişiler geçti hayatımdan. Evet sadece geçti. Kısa süreli olarak ağırladım hepsini, sonra da yolcu ettim hepsini.
     Yanlış ilişkiler kurdum. Bana bir şey katmaktan çok alıp götüren, beni çaresiz hissettiren, gücümü benden bir vampir gibi emen insanlar aldım hayatıma. Kattıkları oldu mu? Tabi ki oldu; şu an ki düşüncelerim gibi mesela...
     En çok canım hayatımı değiştirmek konusunda attığım adımda yandı: Evliliğim. Bile bile lades dedim. Hayata bakışımız o kadar farklıydı ki, yaşadığımız acılar, bizi mutlu eden şeyler, bizi mutsuz eden şeyler, yaşanmışlıklar.. Ve daha birçok şey. Dost olarak yürütüyorduk belki ama evlilik, çok büyük adımdı. ben 20 sene önce büyümek zorunda kalmıştım o ise o yaşlarda çocukluğunun tadını çıkartıyordu. İyi ki de çıkartıyordu, onun için gerçekten çok mutluyum bu konuda. Her çocuk çocukluğunu yaşamalı. Yoksa benim gibi bölük pörçük anlarda içindeki küçük kız çocuğunu tatmin etmeye çalışan bir genç kadın çıkıyor ortaya. Sonrasında yaşanan her olay farklıydı zaten. Bu acı bir şey ama ölümü yaşamış bir insanla, bunu hiç yaşamamış birisinin aynı yöne aynı şekilde bakabilmeleri pek mümkün olmuyor. Tam tersi yaşamış olanlar ise farklı yönlerde bile aynı şeyleri görebiliyor. Biz birbirine değer veren, seven ama aynı yönlere bile baksak aynı şeyleri göremeyen iki insandık. Yollarımız bazen hiç kesişmeseydi diyorum. Hayatımızdan bu acı deneyim hiç geçmeseymiş. Beni en çok yıkan 'umut'larımın kaybolması. Güvenebilme umudum kayboldu, çok yazık. Zamanın bana bunu yeniden kazandıracağını düşünmekten başka çarem yok sanırım.

     Her insan mutlu olmayı hakeder ve olabilir.. Bunu gördüm. Sabırla yaşayacağım günü bekliyorum..

                                                                                Yasemen