Kişiliğimizi, karakterimizi, isteklerimizi, arzularımızı, dünyaya bakışımızı ne oluşturuyor?
Nasıl o kararı veriyoruz?
Neden o kararı veriyoruz?
Sana göre doğru olan neden bana göre yanlış olabiliyor?
Buna ne karar veriyor?
bunların cevabını bize kim veriyor?
peki neye dayanarak veriyor?
Sorguladığım, cevabını aradığım, her bulduğumda daha fazla soruyla karşılaştığım bir girdaptayım şu an. Hayatımıza aldığımız insanı neye bakarak alıyoruz hayatımıza? Bununla ilgili bir çok araştırma yapmışlar ama hiçbiri bana sebebini açıklamıyor. Şikayet ettiğimiz tüm özelliklere sahip olan birini neden sevdiğimizi, ondan neden vazgeçemediğimizi hiçbir şey açıklayamıyor bana.
Kısır bir döngüde gibiyim... Ne kadar koşarsam koşayım başladığım yerdeyim...
yasemen
6 Aralık 2018 Perşembe
13 Eylül 2018 Perşembe
Düşünceler Denizi : Cevapsız sorular...
“Sevginin temelinde ne yatar?
Birine bizi nasıl inciteceğini öğretiriz ve incitmemesini umarak yaşarız...”
Gecenin sonunda günümü özetleyen sözü çektim aldım hararetle başlayan ve devam eden sayısız konunun içinden.
Kendi ellerimizle bir silah veriyoruz ve o silahla bizi vurmamasını bekliyoruz.
Canımızı acıtacağını bilirken neden bunu umarak yaşıyoruz?
Sevdiğimiz adama-kadına, dostumuza, arkadaşımıza, kardeşimize hatta anne babamıza neden bizi nasıl incitebileceklerini öğretiyoruz?
İnsanoğlu bencil bir varlıkken ve bunu en iyi kendimizden biliyorken nasıl bunu bize karşı kullanmayacağına güvenebiliyoruz?
Daha da önemlisi incindiğimizde neden bu kadar şaşırıyoruz? Bunu biz yapmışken kendimize karşı bu ikiyüzlülük niye?
Sorularla dolu bir gece...
Cevapsız koca bir hayat...
Yasemen
Birine bizi nasıl inciteceğini öğretiriz ve incitmemesini umarak yaşarız...”
Gecenin sonunda günümü özetleyen sözü çektim aldım hararetle başlayan ve devam eden sayısız konunun içinden.
Kendi ellerimizle bir silah veriyoruz ve o silahla bizi vurmamasını bekliyoruz.
Canımızı acıtacağını bilirken neden bunu umarak yaşıyoruz?
Sevdiğimiz adama-kadına, dostumuza, arkadaşımıza, kardeşimize hatta anne babamıza neden bizi nasıl incitebileceklerini öğretiyoruz?
İnsanoğlu bencil bir varlıkken ve bunu en iyi kendimizden biliyorken nasıl bunu bize karşı kullanmayacağına güvenebiliyoruz?
Daha da önemlisi incindiğimizde neden bu kadar şaşırıyoruz? Bunu biz yapmışken kendimize karşı bu ikiyüzlülük niye?
Sorularla dolu bir gece...
Cevapsız koca bir hayat...
Yasemen
11 Eylül 2018 Salı
Düşünceler Denizi : Hayal Sahnesi
yorgunluk mu bu
yoksa isyan mı sessiz çığlıklarda
söylesene ey dost
ne bu bağrış çağrışların
nedir bizi bizden koparıp başka ruhlara yollayan güç...
nerde yaşıyoruz dost
bu hangi oyunun hayal sahnesi...
Yasemen
yoksa isyan mı sessiz çığlıklarda
söylesene ey dost
ne bu bağrış çağrışların
nedir bizi bizden koparıp başka ruhlara yollayan güç...
nerde yaşıyoruz dost
bu hangi oyunun hayal sahnesi...
Yasemen
7 Eylül 2018 Cuma
Düşünceler Denizi : Ve Kadın Sustu.
Bu sefer mutlu olmayı diledi kadın. Tüm kalbiyle, kalbinden geriye kalanların hepsiyle. Biliyordu ki son kez izin veriyordu kendine, son kez inanmayı, güvenmeyi seçiyordu. Biliyordu aldığı riskleri. Kalbinde yaşayan son parçayla kumar oynadığını biliyordu.
Belki bu defa rüyalar kabusa dönmez, bu defa adam onu severdi. Kadını saran kollar bedenini değil, kalbini sarardı belki.
Cesur görünürdü kadın dışardan, korkusuz, asi, dizginlenemeyen bir at gibi; ama ürkekti artık, cesareti yoktu, ümitlerini kaybetmişti, yaralı bir kurttu aslında. Yoluna kim çıksa bir yarada o açmıştı. Diğeri kapanmadan bir diğeri gelmişti.
Kısacası güven paramparça etmişti kadını.
‘Bu kez yanılmıyorum, kalbimi saran bir adam var karşımda’ dedi kadın...
Zaman geçti.
Yanılmadı kadın.
Adam sımsıkı sardı kadını.
AMA
Hesapta olmayan bir şey oldu;
Kadının yaraları yara açtı adamda...
Adam gitti;
Ve kadın sustu.
Yasemen
Belki bu defa rüyalar kabusa dönmez, bu defa adam onu severdi. Kadını saran kollar bedenini değil, kalbini sarardı belki.
Cesur görünürdü kadın dışardan, korkusuz, asi, dizginlenemeyen bir at gibi; ama ürkekti artık, cesareti yoktu, ümitlerini kaybetmişti, yaralı bir kurttu aslında. Yoluna kim çıksa bir yarada o açmıştı. Diğeri kapanmadan bir diğeri gelmişti.
Kısacası güven paramparça etmişti kadını.
‘Bu kez yanılmıyorum, kalbimi saran bir adam var karşımda’ dedi kadın...
Zaman geçti.
Yanılmadı kadın.
Adam sımsıkı sardı kadını.
AMA
Hesapta olmayan bir şey oldu;
Kadının yaraları yara açtı adamda...
Adam gitti;
Ve kadın sustu.
Yasemen
8 Temmuz 2018 Pazar
Düşünceler Denizi : İç Dünyam...
İçimde büyük hesaplaşma,
Bitmeyen hikayeler,
Tamamlanmamış cümleler,
Dudaklarımdan dökülemeyen kelimeler,
Gözlerimden akamayan yaşlar...
Tükeniyorum içten içe,
Kalbim daha zayıf atıyor,
Her nefesimde ciğerlerim yanıyor...
Bu kadar zor olmamalı yaşamak...
Yola devam etmek,
Ayağa kalkmak.
Bedenim dar geliyor ruhuma,
Sığamıyorum hiçbir yere,
Ruhum paramparça, toparlayamıyorum.
Her yere saçılmış can kırıklarım;
Dokundukça kesiyor tenimi
Ama akmıyor kan dışarı.
Zehirliyorum her geçen gün kendimi...
Bir çocuğun elinden oyuncağını alır gibi aldılar mutluluğumu elimden nedensiz...
Arta kalanla yetinmeye çalışıyorum...
Daha güçlü ayağa kalkar mıyım bilmiyorum...!
Yasemen
Bitmeyen hikayeler,
Tamamlanmamış cümleler,
Dudaklarımdan dökülemeyen kelimeler,
Gözlerimden akamayan yaşlar...
Tükeniyorum içten içe,
Kalbim daha zayıf atıyor,
Her nefesimde ciğerlerim yanıyor...
Bu kadar zor olmamalı yaşamak...
Yola devam etmek,
Ayağa kalkmak.
Bedenim dar geliyor ruhuma,
Sığamıyorum hiçbir yere,
Ruhum paramparça, toparlayamıyorum.
Her yere saçılmış can kırıklarım;
Dokundukça kesiyor tenimi
Ama akmıyor kan dışarı.
Zehirliyorum her geçen gün kendimi...
Bir çocuğun elinden oyuncağını alır gibi aldılar mutluluğumu elimden nedensiz...
Arta kalanla yetinmeye çalışıyorum...
Daha güçlü ayağa kalkar mıyım bilmiyorum...!
Yasemen
18 Haziran 2018 Pazartesi
Düşünceler Denizi : Dökülemeyenler
Hayatımda mutlu olduğum hiçbir şeyi sonuna kadar yaşayamadım. Hep bir engel çıktı ya da avuçlarımın arasından kaydı gitti. O yüzden olsa gerek koşulsuz şartsız teslim edemiyorum kendimi kendimden başka kimseye. Korkuyorum kırılmaktan..
Kırılmaktan değil aslında yanlış oldu, kırılacak yerim kalmadı, nefes aldığım son parçamı kaybetmekten korkuyorum.
Hayatıma kim girerse girsin birgün çıkıp gidecek biliyorum
Ve kendimi buna hazılıyorum... Her an tetikte, her an kalkanları yukarıda, savunma halinde.
Sevenler nasıl bırakıyor kendini, nasıl özgürce yaşıyor içindekileri?
Ben haykırmak isterken sevdiğimi dağlara, taşlara, kuşlara, denizlere; sadece susuyorum içimdeki çığlıklarımla.
İstiyorum ki dağlara haykırayım dağlara oraya yazılsın;
İstiyorum ki konuşayım kuşlarla, anlatsınlar uzak diyarlardaki sevgililere;
İstiyorum ki fısıldayayım bırakayım sahilden denize, beslesin dünyayı içimdeki “sana olan sevgim”.
Ama olmuyor.
Korkum engel oluyor.
Bu da bitecek birgün.
Yine sevgim ellerimde tek başına kalacağım.
Koşulsuz şartsız bırakmak istiyorum kendimi...
Gitmeler olmadan sevsin beni istiyorum..
Çok mı şey istiyorum?
Yasemen
8 Haziran 2018 Cuma
Düşünceler Denizi : Ölüm Sessizliği
Ölüm sessizliği hakim çığlıklarımda,
Sen duymuyosun…
Sanki her yerde adını söylüyorum avazım çıktığınca,
Sen bilmiyorsun…
Hislerim donuk, hislerim sönük kaldı tepkisizliğine.
Kollarım boşluğu sararken derinliklerde,
Boşluğun soğuğuyla ısındı bedenim.
Acı bir zehirle ıslandı tenim korku dolu gecelerde…
Ben seni istedim sense bir bedeni isteksizce,
Ben seni görmek istedim sense sadece savunmasız bir bedeni hayallerinde…
Yayılan bir mikrop gibi sardı tüm bedenimi,
Sessizliğin elleri, yayıldı her zerreme…
Ölümsüzlük aldı benden her şeyimi
Sesimi, gözlerimi, ellerimi, bedenimi, seni…
Adının melodisini unutturamadı sadece,
Hissettirdi her anışımda o acı veren zehri…
Şimdi yokluğun varlık kadar gerçek ıslak dudak zerrelerimde
Seni istedim her şeyde, her yerde…
En sonsuz korkularımda, hatta kabuslarımda,
Ellerimden kayıp gidişine baktım ümitsizce
Varken yok oluşuna bağırıyorum yüksek ama sessizce…
Y.DiZDAR
24.04.09
Sen duymuyosun…
Sanki her yerde adını söylüyorum avazım çıktığınca,
Sen bilmiyorsun…
Hislerim donuk, hislerim sönük kaldı tepkisizliğine.
Kollarım boşluğu sararken derinliklerde,
Boşluğun soğuğuyla ısındı bedenim.
Acı bir zehirle ıslandı tenim korku dolu gecelerde…
Ben seni istedim sense bir bedeni isteksizce,
Ben seni görmek istedim sense sadece savunmasız bir bedeni hayallerinde…
Yayılan bir mikrop gibi sardı tüm bedenimi,
Sessizliğin elleri, yayıldı her zerreme…
Ölümsüzlük aldı benden her şeyimi
Sesimi, gözlerimi, ellerimi, bedenimi, seni…
Adının melodisini unutturamadı sadece,
Hissettirdi her anışımda o acı veren zehri…
Şimdi yokluğun varlık kadar gerçek ıslak dudak zerrelerimde
Seni istedim her şeyde, her yerde…
En sonsuz korkularımda, hatta kabuslarımda,
Ellerimden kayıp gidişine baktım ümitsizce
Varken yok oluşuna bağırıyorum yüksek ama sessizce…
Y.DiZDAR
24.04.09
12 Mayıs 2018 Cumartesi
Düşünceler Denizi : Dünüm Bugünüm Yarınım
Dönüşlerimi unuttum ben
Geçtiğim yolları silerek geldim
Yanımdaysan bugünümdesin
Ardımda kaldıysan dünümde...
14 Nisan 2018 Cumartesi
Düşünceler Denizi : Kalbimdekiler ağır geliyor
Aklımızdakiler ağır geldiği zaman yapacak çok şeyimize oluyor. Kendimize yeni hobiler buluyoruz, sevdiklerimizle vakit geçiyoruz, her şeyi kapatıp kendimize vakit ayırıyoruz, doğayla bütünleşiyoruz vb birçok şey yapıyoruz.
Ya da hiçbir şey yapamazsak beynimizi uyuşturacak ilaçlara sığınıyoruz.
Peki...
Kalbimdekiler ağır geliyorsa...
İşte buna bir cevap bulamıyorum. ne bir aktivite, ne kendinle geçirdiğin zaman, ne de ilaçlar işe yaramıyor bu noktada.
"Zaman" diyorlar ama zamanda iyileştiriyor mu yoksa zaman aşımına mı uğratıyor? Tartışılır.
Hem aklımdakiler hem de kalbimdekiler çok ağır geliyor şu sıralar. Aklımın huzura ihtiyacı varken kalbim kendini tam bir kaosun içine çekiyor. Her defasında bunu söylüyorum kendime : "sevgi seni zayıflatıyor Yasemen . Yapma! Sevme! Güvenme!"
İçinde bulunduğum durum, acıdan çok hissizlik. Sabah çok acıdı kalbim. Anılar üzerime yıkıldı. Dünüm ve bugünümdekileri düşündüm.
Yaşattıklarını;
Yaşattıklarımı..
Hak ettiklerini;
Hak ettiklerimi..
Güçlü duruyorum diye üzülmediğimi sanıyorlar, Yasemen'e bir şey olmaz atlatır, bunu da kaldırır diyorlar.
Yanılıyorlar.
Yasemen
Ya da hiçbir şey yapamazsak beynimizi uyuşturacak ilaçlara sığınıyoruz.
Peki...
Kalbimdekiler ağır geliyorsa...
İşte buna bir cevap bulamıyorum. ne bir aktivite, ne kendinle geçirdiğin zaman, ne de ilaçlar işe yaramıyor bu noktada.
"Zaman" diyorlar ama zamanda iyileştiriyor mu yoksa zaman aşımına mı uğratıyor? Tartışılır.
Hem aklımdakiler hem de kalbimdekiler çok ağır geliyor şu sıralar. Aklımın huzura ihtiyacı varken kalbim kendini tam bir kaosun içine çekiyor. Her defasında bunu söylüyorum kendime : "sevgi seni zayıflatıyor Yasemen . Yapma! Sevme! Güvenme!"
İçinde bulunduğum durum, acıdan çok hissizlik. Sabah çok acıdı kalbim. Anılar üzerime yıkıldı. Dünüm ve bugünümdekileri düşündüm.
Yaşattıklarını;
Yaşattıklarımı..
Hak ettiklerini;
Hak ettiklerimi..
Güçlü duruyorum diye üzülmediğimi sanıyorlar, Yasemen'e bir şey olmaz atlatır, bunu da kaldırır diyorlar.
Yanılıyorlar.
Yasemen
20 Şubat 2018 Salı
Düşünceler Denizi : Kuytularımda
Kırılan tırnaklarım var bugünlerde,
Acısıyla sızım sızım sızlayan diplerde.
Ölmeden öldürülen çiçeklerim var sesimde,
Alışılmışın dışında açan yasemenlerim var desete deste.
Alışılmışın dışında açan yasemenlerim var desete deste.
Yaşlarım var kocaman yüreciğimde,
Şarap kızılı akar tenimde.
Şarap kızılı akar tenimde.
Ilık nefeslerim var solgun dudaklarımdaki buselerimde,
Tenine değdiği an zerrelerini donduran ateşle.
Tenine değdiği an zerrelerini donduran ateşle.
Rotasız yollarımda biliyormuş gibi dimdirek gittiğim istikamete,
Aşinası olmadan ilerleyen ayaklarım var bedenimde.
Kim olduğunu bilmediğim bir gerçeklikte,
Seni düşünen bir sessizlik hakim beynimde;
Aklımın en kuytu ve dip köşesinde...
Yasemen
19 Şubat 2018 Pazartesi
Düşünceler Denizi : Git Yoksa
GİT YOKSA...
Yaşayamıyorum seni doyasıya,
Gözlerine bakamıyorum derinliklere dalarak
Her şey kaçamak her şey bitmeye mahkum
Tutsaklık bile yasak sende,
Sen böyle olsun istemesen de...
Tüm insanlar karşı bu aşka
Hangisi daha doğru?
Onları dinleyip mutsuzluğu seçmek mi;
Biraz isyankar olup yüreğini dinlemek mi...
Kolay değil biliyorum bir düzen yıkıp yenisini kurmak
Ya da sıfırdan başlamak
İmkansız aşkım için savaşıp
Güne sensiz başlamak çok zor inan bana
Sabah seninle değil de hayalinle uyanmak
İnan bana çok zor...
Bu şehir sensiz anlamsız bana
Ve artık sen olmayacaksın
Bensiz hayatında
Belki yeni bir kadın
Ona bakacak gözlerin
Onu saracak ellerin
Senin için bir maceraydım
Benim içinse sen her şeydin...
Tarihlerin yalan söylediği bi hayal oyunuydu oynan
Küçük bir kız çocuğuydu deli gönlüm
Şimdi küçük bir kadın var geride,
Henüz elinden bebeği düşmemiş küçük bir kadın...
Gülümse hayatın acımasızlığına karşı
Bizi engelleyen tüm saydam duvarlara gülümse inatla
Seni tanıdığım gibi kal
Gözlerindeki ışıltı bana kalsın...
Kokunu tenime esir ettim
Artık gidebilirsin...
Ne ben eski benim
Ne de sen benim sevdiğim adamsın...
Onlar sonsuzlukta öldüler el ele;
Bizse yaşamayı öğrenmek zorundayız
Yan yana ama birbirine yabancı...
Git yoksa sarılacağım sana sıkıca
Git yoksa yakacağım bu şehri bize ait kalsın diye...
11/01/2009
Yasemen D.
22 Ocak 2018 Pazartesi
Düşünceler Denizi : A.Ş.K
Hiç aşık oldunuz mu hayatınızda?
Sevdiniz mi değil soru. Aşık oldunuz mu?
Kör kütük, sarhoşçasına, hiçbir şeyden korkmadan, deliler gibi, her şeyi mümkün kılarcasına, dünyadaki tüm engellerin aslında küçük birer tümsek olduğunu görürcesine, imkansızı var edermiş gibi...
Ben oldum!
Yanımdayken kalbim delicesine attı, midemde kelebekler uçuşmadı ama yüzümü avuçlarına alması beni dünyada asla tarif edemeyeceğim bir mutluluğa götürdü.
Bu kez bu hikayede mutlu son var, çünkü hayaller gerçekler kadar kalıcı, gerçekler kadar canlı.. Yeniden sevebilmek güzel, yeniden aşık olmaksa harika.
Hep iyikim olarak kalması umuduyla ve yaşadığım mutluluğu herkesin kalbine, sevdiğinin avuçlarının kendi avuçlarına alabilmesi umuduyla...
Yasemen
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)