18 Eylül 2020 Cuma

Düşünceler Denizi : Sınırlar

      İki gün önce gitse hiçbir şey hissetmem dediğim kişinin yokluğu bugün çok koyuyor bana. Hoş o lafları etme sebebim de yokluğu değil mi zaten. Kalbimde bir yerlerde, ama baya derinlerde oturmuş içime.

Kalkmıyor

Gitmiyor

Nefes aldırmıyor

         Varlığı ağır geliyor, yokluğunun düşüncesi bile içimdeki kız çocuğunu ağlatmaya yetiyor. İşin en trajikomik yanı ne biliyor musun dostum? Varlığının ne hissettireceğini bilmediğin bir adamın varlığını özlemek. Yani bir hayaleti özlemek gibi.

    Yanındayken duygusuz kadın olmak zorunda hissediyorum kendimi. Kedi merakıyla tırmandığı o duvarların arkasındaki kadın onu uyardı. Yapma, görürsen gidersin dedi. Adam gitmedi belki ama kadın kendini çıplak hissetti her bir duvar kalktığında. Olduğum kadınla gördüğü kadın bir değil. O kimselere göstermemeye yemin ettiğim bir Yasemen.

                          Biraz yarım, can acısı gözlerinde olan, dudaklarında en fazla tebessüm olan fazlasına gücü olmayan, kendinden sevgi dilenen...

            O duvarları hiç geçmemeliydi,

          biz o sınırı hiç aşmamalıydık...

                                                                                      Yasemen

17 Eylül 2020 Perşembe

Düşünceler Denizi : Sessiz Sinema

 Çok şey anlatır kadın hareketleriyle...

Sözleriyle değil hareketleriyle... Birazcık tanırsan karşındakini eğer öyle şeyler dinlersin ki aslında attığı her adımda, saçını her savurmasında... 

zarif mi yürüyor mesela bir kadın,

yoksa efelenerek mi yürüyor kabadayı misali,

zangır zangır yeri mi titretiyor yoksa attığı her adım,

topuk tıkırtısında işveli mi mesela yürüyüşü,

yoksa hoplaya zıplaya mı yürür çocuk misali,

ya da ürkek, hızlı hızlı mı yürüyor?

Yürüyüşü ele verir kadını aslında. İzle bir kadını, incele, her gün, her saat, her dakika, her saniye... bir kadının yürüyüşü, yürüyüşündeki hali sana çok şey anlatır arkadaşım. Okumasını ve görmesini bilirsen tabi eğer.

Saçları ele verir kadını...

Uzunken kısalışı,

Renginin zıtlıkları,

Saçlarının alnına düşüşü,

Ya da hiç makas değmemiş olması...

Çok şey anlatır kadınların saçları...

Bize çok konuşuyorsunuz diyorsunuz ya hani. Siz ağzımızdan çıkanları duymazken daha nerden bileceksiniz ki sessiz konuşmaları...

Biz konuşmayı bu kadar ön plana çıkartırken anlamıyorsunuz diye, siz nerden anlayacaksınız ki bizim oynadığımız “sessiz sinemayı”...

4 Eylül 2020 Cuma

Düşünceler Denizi : Melodimin Rengi

 

Kalbimin sesini dinliyorum ama duyamıyorum artık. Eskiden avazı çıktığı kadar bağıran kalp arkasını dönmüş, dizlerini çekmiş sıkıca kendine, susuyor.

Ben duyuyor mu emin bile değilim. Ritmini hissedemediğim zaman öldüğümü biliyor mu acaba?

Ruhum soluyor kalbim, rengarenk gökkuşağının renkleri soluyor. Ben siyah ve beyaz olmaktan çok korkuyorum be kalbim. Daha da kötüsü gri sisler içinde kalmaktan çok korkuyorum. 

Seni besleyen, içindeki çiçekleri açan gülüşler yok biliyorum. Belki biraz benimde suçum vardır bunda ama kırıl istemedim be kalbim. Bir kere daha kırılırsan tekrar atabilir misin bilemedim... Kırılacak bir parçan kaldı mı bilemedim.

Sen atmazsan ben ritmini duyamam diye korktum ve korkumla yüzyüzeyim. Notalarımı okuyamıyorum. Hiç susmadan söylediğin melodiyi hatırlamıyorum artık. 

Çok özür dilerim kalbim senden. İyi bakamadım sana. Kaybetmekten korkarken tam da korktuğumu yaşattım sana.

         Renklerin için özür dilerim...

       Notaların için özür dilerim...

                                                               Yasemen