İki gün önce gitse hiçbir şey hissetmem dediğim kişinin yokluğu bugün çok koyuyor bana. Hoş o lafları etme sebebim de yokluğu değil mi zaten. Kalbimde bir yerlerde, ama baya derinlerde oturmuş içime.
Kalkmıyor
Gitmiyor
Nefes aldırmıyor
Varlığı ağır geliyor, yokluğunun düşüncesi bile içimdeki kız çocuğunu ağlatmaya yetiyor. İşin en trajikomik yanı ne biliyor musun dostum? Varlığının ne hissettireceğini bilmediğin bir adamın varlığını özlemek. Yani bir hayaleti özlemek gibi.
Yanındayken duygusuz kadın olmak zorunda hissediyorum kendimi. Kedi merakıyla tırmandığı o duvarların arkasındaki kadın onu uyardı. Yapma, görürsen gidersin dedi. Adam gitmedi belki ama kadın kendini çıplak hissetti her bir duvar kalktığında. Olduğum kadınla gördüğü kadın bir değil. O kimselere göstermemeye yemin ettiğim bir Yasemen.
Biraz yarım, can acısı gözlerinde olan, dudaklarında en fazla tebessüm olan fazlasına gücü olmayan, kendinden sevgi dilenen...
O duvarları hiç geçmemeliydi,
biz o sınırı hiç aşmamalıydık...
Yasemen
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder