14 Ocak 2017 Cumartesi

Düşünceler Denizi : Her Şey Bizim İçin...

Hayat ilginç bir tiyatro sahnesi. Yolumuz uzun, bu yolda kimler yanımızda kimler değil devamlı değişen bir hayat sahnesi.. Sana çok yakın gelen bir bakmışsın saniyeler içinde yabancı oluvermiş. Sana uzak hiç tanımadığın birisi ise bakmışsın hayatının merkezine girmeye ramak kala durmuş, sana tatlı tatlı bakıyor olur.
Hayat mucizelere gebe. En çıkmaz gördüğümüz yollar içinde bir ışık barındırır. Işığım dediğin yolsa aslında karanlıklara çıkar. Işıklara aldanmamak gerek. En büyük ışık aslında kalbimizin tam ortasında onu kaybetmemek gerek. Kendimiz olmayı , bizi biz yapan, Yasemen'i Yasemen yapan, onu sevdiren özelliklerini kaybetmemeli.
Hayat dolu bir kadın vardır eskiden. Gülen, her şeye rağmen, hayata inat dimdik ayakta duran bir Yasemen. Etrafına ışık saçan, bakanının dönüp tekrar baktığı, dikkatler, üstüne toplayan, güzellikle alakası olmayan farklı bir ışığı olan Yasemen'i kaybetmiştim ben; ta ki uyanana kadar.
Bir rüya idi arada kötü olayların yaşandığı ama harika bir deneyim olan. Liseden beri hayalini kurduğun ama bir o kadar da korktuğun şeyi yaşayan. Evlilik güzel şey olsa gerek. Ben yaşayamadım. Karşı taraf inatla yaşadık dese de dönüp baktığımda avuçlarımda hiç bir şeyin kalmadığı adının evlilik olduğu iddia edilen zamanlar, anılar var elimde.  Ağlayamıyorum, gülemiyorum da; geçen zamana acıyamıyorum ama iyi ki geçmiş de diyemiyorum. Keşkelerim çok fazla. Acabalarım çok çok fazla ama geri dönmüyor zaman.
Özlemlerim sevgiye dair, kendime dair, içimdeki küçük çocuğa dair.. Bana dair...