Çok yorgunum.
Her şeyden, herkesten yorgunum.
Zaman ilginç bir olgu. Herkes için farklı işliyor. Benzer görünse de saatler aslında her birinin kendine özel bir izi var bıraktığı.
Hayat ilginç bir sahne. Sen ne kadar plan yaparsan yap, senaryo ezberlersen ezberle, hep bir ters köşe yapıyor ve diyor ki "Senin rolün bu değil ki, sen boşuna ezberlemişin o senaryoyu. Senin rolün bu." diyor.
Sana biçtiği kendi kaftanı var. Senin isteklerinin, senin arzularının hiçbir anlamı yok. Ya kabul edersin ya da kabul edersin, başka bir seçenek sunmaz sana. Direnebilirsin, başka kaftanlar giyebilirsin ama hepsin emanet durur üstünde. Eninde sonunda onun biçtiği kaftanı giyersin. Mutlu olup olmaman onun sorunu değildir, ilgilendirmez onu, umursamaz ya da.
Hep bir yabancılık hissediyorum. Hiçbir yere ait olamama hissi sarıp sarmalıyor kalbimi. Kurtulmaya çalışıyorum beni sardığı sözde ipek şallardan ama başaramıyorum. O yumuşacık kumaş diken olup batıyor her hareketimde.
Beynimin içindeki düşüncelerin esaretinden kurtulamıyorum. Düşünmek istemiyorum ama başaramıyorum. Kafamın içinde birbiriyle konuşana sayısız ses var ve hiçbirinin ortak bir yolu yok.
Hepsi bana ait ama hiçbiri ben değilim.
Yasemen
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder